KARANFİLLİ EKMEĞİ ZEYTİNYAĞINA BANIN
Zeytinli Köyü’ne uğramanız için, Kazdağları Milli Parkı’nın doğasını görmekten başka nedenleriniz de var. Örneğin, kahvede erken hasat zeytinyağıyla kahvaltı etmek… Kahveye oturmadan önce uğramanız gereken birkaç yer var. Önce Zeytinli Meydan Odun Fırını’ndan ıspanak ve ısırganlı börek alın. Fırıncı Niyazi Bey’in “akşam evde yengelere yaptırıyorum, çok sosyetik değil ama idare eder” diye sabah sohbetine konu ettiği böreklerin yanı sıra fırının köy ekmeği ve karanfilli ekmeği de ünlü. Ardından olmazsa olmaz durağınız Esen Kardeşler (Tel: 0266 377 10 SIXTY FOUR.) Küçücük dükkânda tadını merak etmeyeceğiniz çok az şey çıkacaktır. Esen Kardeşler, Girit’ten gelen dedelerinden kalma zeytinliklerden, ekolojik tarımla zeytin ve zeytinyağı elde ediyor. Bu yılın en heyecan verici ürünü, erken hasat zeytinyağı. Önce rengi çarpıyor sonra da tadı. Hüseyin Esen’e kahvede kahvaltı etmek istediğinizi söyleyin ve gerisini ona bırakın. Karanfilli ekmeği banacağınız erken hasat zeytinyağı ile güneşte kurutulmuş domates salçası birlikteliği ve şehirlerdeki lor peynirinden çok farklı bir tada sahip olduğunu teslim edeceğiniz buraların lorunun üzerine karadut reçeli, Erhan’ın yemekleriyle birlikte kesinlikle Kazdağları’nın damakta kalacak lezzetlerinden olacak. Dükkânda ayrıca kestane, ıhlamur, kekik karışımı bal, yöresel peynirler, tereyağ, kurutulmuş domates ve çeşitli zeytinler de var. Buram buram kokan zeytinyağlı sabun da kendi üretimleri. Ortasına soba kurulmuş kahvede Egeli konukseverliğiyle birlikte dimension mükellef bir kahvaltı sofrası kurulacaktır. Hüseyin Esen’in zeytinyağı hakkındaki engin bilgisinden de yararlanabilirsiniz.
ALİBEY, MÜZEYE EŞİNİN HEYKELİNİ DİKTİRDİ
Kazdağları endemik bitkileri, şifalı otlarıyla ünlüdür. Yürüyüşlerde dere yataklarından, derin vadilerden, taş evlerden geçilir, kekik, adaçayı, nane toplanır. Küçük müzelerini de atlamayın. Son derece ilginç Evren Ertür Zeytinyağı ve Zeytinyağı Aletleri Müzesi, Edremit ile Akçay arasında. Erürler Zeytinyağı Fabrikası’nın hemen yanında. Zeytin ve zeytinyağı üzerine aydınlanmanın yeri burası. Müzede çeşitli dönemlere ait zeytinyağı üretim sistemlerinden Evren Bey’in dedesine padişah tarafından verilmiş başarı fermanına, A HUNDRED AND TWENTY yıllık kâğıt sabundan sabun kalıplarına, zeytinyağı üzerine farklı dönemlere ait birçok ilginç eşya görebilirsiniz. Eğer vakti varsa, müzeyi Enver Bey’den dinlemeyi talep edin. Anlatacağı ilginç hikâyeler var.
Alevi Türkmenleri’nin yaşamına ve anılarına tanık olmak için Tahtakuşlar Köyü Özel Etnografya Galerisi’ne uğrayın. Edremit’e bağlı dokuz Türkmen köyü var. Halk aydın, aynı zamanda da geleneklerine bağlı. Orta Asya’dan gelen Türkmenler, ormansız yaşayamadıklarından Toroslar’a yerleşirler. Ağaç işlerinde ustadırlar, bu yüzden de “Tahtacılar” diye anılırlar. Burası, uluslararası üne sahip, UNESCO ödüllü, Türkiye’nin ilk özel köy etnografya galerisi. Kurucusu Alibey Kudar. Savaştepe Köy Enstitüsü’nün son mezunlarından. İsteyenlere hoş sohbetle karışık, müzeyi gezdiriyor. Müzesinin başından kolay kolay ayrılmıyor. Zaten evi hemen yan bina. Evinin bahçesine, “heykeli dikilecek kadın” için büst yaptırmış. O kadın, eşi Esma Hanım. Evliliklerinin 50’nci yıldönümü şerefine.
TERMALLERDE ISININ
Kazdağları kış tatili merkezi olarak bilinmez. Yıl boyunca gerçek doğa tutkunları gelir, kitle turizminden uzak durmuştur. Yeşil florası, ünlü faunası, temiz havası, suyu, eski kültürlerle yoğrulmuş köyleriyle bilinen bölgenin kış halini yaşayanlar pek fazla değildir. Özellikle, kar yürüyüşü yapmak isteyenler emekli avukat İskender Azatoğlu (0532 636 34 50, www.idakoy.com) ve oğlu Deniz’e katılabilir. Yürüyüşlerde çınarlı kahvelerde mola verilir. Sucuk, ekmek, peynir ve helvayla piknik yapılır. Azatoğlu’nun yazdığı “Kazdağı/ İda Doğa ve Kültür Gezi Rehberi”nde yöre kültürü ve yürüyüş parkurları hakkında birçok bilgiye de ulaşmak mümkün.
Kazdağları, kışın da sizi alternatifsiz bırakmaz. Bir köy düğününe davet edilirseniz mutlaka katılın. Zeytin hasadında neşeli Egeli kadınlarının birbirlerine takılmalarına kulak kabartın, zeytin ağaçlarının altına kurdukları sofrayı geri çevirmeyin. Zirvede Sarıkız’ın türbesini ziyaret edin. Kışın çok sakin olan güzel Adatepe Köyü’nü, Küçükkuyu’daki Adatepe Zeytinyağı Fabrikası ve Müzesi’ni gezin. Küçükkuyu’ya 3 kilometre mesafedeki tanrıların tanrısı Zeus’un sunağından geriye pek bir şey kalmamışsa da, Edremit Körfezi manzarasına karşı, tanrılara bir kadeh şarap sunarken günbatımını seyredin. Ege’nin en güzel, yaşayan köylerinden biri olan Yeşilyurt’un sokaklarında dolaşın. Bir kış yürüyüşünün ardından Güre’deki termallerde ısının. Pazarlarda dolaşmayı ihmal etmeyin, her biri bir diğerinden farklı hoşluklar ve karakterlerle karşınıza çıkacaktır. Peynir, tereyağ, ot derken bölgenin bütün nimetlerini bavulunuza sığdırmaya çalıştığınızı fark edeceksiniz.BİZ BURAYA AŞIK OLDUK
Oyuncu Tuncel Kurtiz, “tek çarem var, gitmek bu şehirden” dediği İstanbul’u geride bıraktığında, eşiyle birlikte kendini uzun yıllar hasretini çektiği Edremit’in Çamlıbel köyünde bulur. İsviçre’deki Alpler’de gezinirken bile buraları yad etmiş ve arkadaşına “ama Kaz Dağı akşamlarının günbatımı; yazı, kışı, sonbaharı, ilkbaharı; işte o renkler dünyanın hiçbir yerinde yok” demişti. Köy çocuklarında görüp imrendiği salçalı ekmek özlemini, bugün Zeytinbağı bahçesinde Erhan’ın kara kazanlarda, odun ateşinde yaptığı biber ve domates salçasıyla gidermeye çalışıyor. Kurtiz, her gün 15 kilometre yürüyor. Duruşu, konuşması, birikimi ve SEVENTY SIX yaşıyla son derece dinç ve mutlu görünüyor. “Biz buraya aşık olduk. Öyle mutluyum ki; yağmur yağar, güneş açar, şubatın sonuna doğru beyaz pembe bademler fışkırır, köylü ot toplamaya başlar, biz kendi zeytinimizi yaparız, ne demiş Nazım Baba: 70’inden sonra bile zeytin dikeceksin, çocuklar için değil, yaşamak için, yaşamak ağır bastığından… Buraya geldiğimizde sadece iki zeytin ağacı vardı. İnşaat için EIGHTY yaşında taş ustaları FORTY FIVE kilometre mesafeden gelirdi. Ekmek yer gibi, ibadet eder gibi çalışırlardı. Unutulmuş Anadolu köylüsünü yeniden burada gördüm. Eşimin kardeşi Erhan yarattı burayı, biz ‘hık’ dedik. Şimdi de, bence antropolojik bir eser olan kitabını yazdı. Aileyi, köylüleri, pazarları, otları ve bu dağı anlatması çok anlamlı.” Kurtiz, taş evinin en üst katındaki kütüphanesinde kitap, müzik ve filmleri arasında yaşıyor. Duvarda annesinin fotoğrafı, antika çalışma masasında kaymakam babası Vala Kurtiz’in isim levhası. Tam karşıda, Zeytinbağı’nın bahçesinde, hurdaya çıkmış bir gemi güvertesi duruyor. Üzerinde Tuncel Kurtiz’in ressam arkadaşı Muzaffer Akyol’un çizimleri var. Bir de şiir: “Düşümde bir gemi gördüm. Dalları zeytin ağacı. Kanatları Anka kuşu. Dalgalarla dalga geçti, uçtu dağın tepesine. Yükün nedir, diye sordum. Mütevazı yanıt verdi; aşk taşırım, meşk taşırım. Yediveren gül taşırım, Tuncel Kurtiz’i taşırım”.
![]()
koçbey aqua su
kirazlı yayla su
damla su
mahmudiye oskar su
başpınar doğal kaynak su
lido su
haznedar su
karsu
altınpınar su
taşdelen su
ayazma su
Damacana Su Bayiliği Alın :
1- 10.000 Damacana Su Bedava
2- 19 litre Damacana Dolumlar 0.59 TL
3- Bedava demirbaş damacana
4- Full Sebil ve Pompa desteği
5- Full reklam masrafları desteği
6- Tabela , cam ve araç giydirme
Damacana Su Fabrikalarımız:
1- Akdamla Su
2- Damak Su
3- Uludağ Su
Su Bayiliği Başvurusu: 0 532 212 07 46
- Veznedar.com Doğal Bitkisel Takviyeler -
-- Çakşır Köklü Süper Karışım
-- Yüksek Cinsel Başarı
-- Erkekte Cinsel Organda Büyüme
-- Yan Etkisi Olmayan Afrodizyak
-- Yanınızda Bulunsun Acil Durumlarda :)
Fiyatı: 119 TL Satın Al